YEREL GÜNDEM 21 NEDİR !

Geri Dön / Yazdır

Gündem 21'in çıkış noktası , bir yandan günümüzün ağırlıklı sorunlarının üstesinden gelmeye çalışırken , öte yandan da dünyamızı gelecek yüzyılın tehtidlerine karşı hazırlamak , bir başka ifadeyle, "21.Yüzyılın Gündemini" oluşturmaktır. Çevre sorunlarının tüm dünyada gündeminin üst sıralarında yer almaya başladığı 20. yüzyılın son çeyreği , insanlık için oldukça karamsar ve ürkütücü bir geleceğin resmedilmeye başladığı bir dönemi nitelemektedir.

Giderek kirlenen , doğal kaynakları hesapsızca tüketilen bir dünya sürekli artan bir çevresel bozulmaya ve bu bağlamda çölleşmeye , ormansızlaşma , asit yağmurları , küresel ısınma , ozon tabakasının aşınması gibi gelişmelere dikkat çekilmeye başlamıştır.

Aynı dönemde , çevre sorunlarının , dünyadaki nüfus patlamasını ve giderek artan yoksulluk ile uluslararası eşitsizliği de içerecek şekilde , geniş bir bakış açısı ile alınması zorunluluğu vurgulanmaya başlanmıştır. İnsanlığınm çıkış yolu , çevresel gelişim ile ekonomik kalkınma arasındaki yaşamsal köprünün kurulmasına ve gelişmenin "sürdürülebilir" olmasına bağlanmıştır.

Bu dönemde dünya "sürdürülebilirlik" kavramı ile tanışırken , bunun yaşama geçirilmesine yönelik süreçler de gözden geçirilmeye başlanmıştır.Çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ve "sürdürülebilir gelişme" ilkesinin yaşama geçirilmesinin ancak "yerinden" çözümlerle mümkün olacağı , giderek daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır."Çevre" nin en geniş katılımcılık gerektiren alan olduğu , genel bir kabul görmeye başlamıştır.

Çevre korumanın doğasında toplumsallaşma olduğu ve doğrudan katılım ve demokrasileşme ile ilgili bir alan olduğu , bu bağlamda , özünde demokratikleşmeyi ve kentsel hakları savunmayı gerektirdiği , açıkça ifade edilmeye başlanmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak, dünya ölçeğinde bir başka heyecan verici süreç yaşanmaya başlamıştır.

Birleşmiş Milletler'in tek muhattap olarak merkezi yönetimleri görme politikasının iflas etmesi karşısında , uluslararası topluluk çözümü yerel yönetimlere ve hükümet dışı topluluklara yönellmekte bulmuştur. Bu süreç , yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının uluslararası düzeyde etkin ve vazgeçilmez "ortaklar" olarak kabul görmeye başlamasını sağlamıştır.

Dünya demokratikleşme sürecinin en güçlü araçlarından olan yerel yönetimlerde yeniden yapılanma önem kazanmış ve yerel düzeyde kurumsallaşma , uluslararası topluluğun ve ulusların dikkatini giderek daha çok çekmeye başlamıştır.Demokratik uygulamaların , çoğulcu ve katılımcı politikaların en somut biçimde gerçekleşme olanağı ve ortamının bulunduğu yerel yönetimlerin , 2000'li yıllara yepyeni bir anlayışla hazırlanmalarının önemini giderek daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır.

Yeni bir yüzyıla girerken , özerk , katılımcı , sayam ve etkin yerel yönetimlere olan gereksinim giderek kendini göstermeye başlamıştır. Yerel yönetimlerin yönetimlerin yeniden yapılanması ve yerel yönetimlerin demokratikleşme sürecine katkılarını arttırabilme mekanızmalarının oluşturulabilmesi için çalışmalar hızlanmıştır.

 "Sürdürülebilir Gelişme" ilkesine ağırlık veren ülkelerde , kendilerine özgü ve toplumsal yapılarının gereklerine uygun bir "toplumsal uzlaşma" modeli tartışmaya , şekillenmeye başlamıştır.

Toplumsal uzlaşmada çözümler "Katılımcı" ve "çok-aktörlü" bir anlayışla ele alımya başlamış , kısaca "yönetsel katılım" ve "toplumsal katılım" büyük önem kazanmıştır.

Derleyen
Sinan ÇETİNER

Geri Dön / Yazdır

E-Belediye

Mavi Masa
Kan Bankası
Bilgi Edinme
Şikayet - İhbar
Gelir - Gider Tablosu
Ücrete Tabi İşler
Sokak Raic Bedelleri

E-Posta Listesi

E-Posta Listemize Üye Olun

Faydalı Bilgiler

Hangi Hizmeti Nasıl Alırsınız
Nöbetçi Eczaneler
Basında Babaeski
Babaeski' de Spor

Haber / Duyuru

Anket

TOKİ nin İlçemizde Konut Yapmasını İster Misiniz?
İsterim
İstemem
İhtiyaç Yok
Fikrim Yok
Sonuçlar