BABAESKİ
Babaeski Tarihi

Olaylar ve Söylenceler Beldesi Babaeski

DURAK YERİ     

Derler ya her yerin bir efsanesi, söylencesi vardır. Babaeski de o efsane ve söylencesi olan yerlerden biridir. Osmanlılar zamanında "Baba-i Atik" (Eski Baba) olarak anılan ve öyle söylenen Babaeski'ye Traklar, "Durak Yeri" anlamında "Burtudizus" derlerdi. Fakat bunu ne anlamda ve neye göre söyledikleri hakkında elimizde kesin bilgiler bulunmamaktadır. Belki "Durak Yeri" bir ulaşım merkezine veya bir sınıra işaret olarak söylenmiştir.     Belki de Doğu-Batı Roma sınırının buralara yakın bir yerden geçtiği söylencesine dayanmaktadır. Fakat bize göre en büyük olasılık Babaeski'nin tarihte bir "Konak ve Geçiş Yeri" oldugunu belirtmek amacıyla bu ifade kullanılmıştr. Osmanlılar zamanında böyle Menzil Yerler vardı. Romalılar'da da aynı uygulama söz konusuydu. Örneğin, Romalılar zamanında Havsa Birinci Durak, Babaeski İkinci Durak idi.     Babaeski tarihte önemli olaylara, siyasi cinayetlere, savaşlara sahne olmuştur. Hatta Babaeski'nin içinde bulunduğu coğrafya bölgesi Anadolu'dan sürgünlere, iskanlara, tarikatların faaliyetlerine açık bir yer olarak kabul edilmiştir. Bundan dolayı gerek Hıristiyanlara gerekse Islami azizlere mezar yeri olmuştur.

ROMA HIRİSTİYANLARI'NIN ZİYARET YERİYDİ     

Babaeski'nin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğuna ilişkin elimizde fazla bir bilgi bulunmamaktadır.     Yalnız bölgede bulunan Höyük ve Tümülüsler burada yaşamın çok eski devirlere kadar uzandığını göstermektedir.     Romalılar zamanında bazı kutsal yerler ve kutsanmış sular nedeniyle Babaeski ve yöresi Roma Hıristiyanlarının ziyaret merkeziydi.PİSKOPOSLUK VE NOEL BABA     Putperest Roma imparatoru Diokletianus Isa'dan sonra (284-305) yıllarında Hıristiyanlığı yasaklamış, önde gelen Hıristiyan azizleri de tutuklamıştır. 0 sıra Trakya, Vize merkez olmak üzere, Roma'nın önde gelen eyaletlerinden biriydi ve Piskoposluk Bölgelerine ayrılmıştı. Kırklareli Başpiskoposluk olunca; Vize, Lüleburgaz ve Babaeski ise piskoposluk olmuşlardır.     Diokletianus'tan sonra 313 yılında Kostantinus imparator olmuştur. İsa'nın peygamberliğine inanan Kostantinus bütün tutuklu azizleri, inanç sahiplerini serbest bırakmıştır.     Bunun üzerine İsa'ya inananlar Hıristiyanlıgı tekrar örgütlemek ve yaymak için harekete geçmişler, 325 yılında İznik'te toplanıp önemli kararlar almışlardı. Bu kararlardan birinde azizlerin Roma eyaletlerine dağılmaları, Hıristiyanlığı yaymaları öngörülüyordu.Bu münasebetle Demre doğumlu Hıristiyan Azizler'den Aya Nikolaus, namı diğer Noel baba, Babaeski'ye gelmiştir.

SARI SALTUK'UN VASİYETİ     

Babaeski, Osmanlılar'dan önce olduğu gibi, Osmanlılar'dan sonra da söylence yeri olmaya devam etmiştir. 1263 yılında Anadolu'dan Trakya'ya 20 bin taraftarıyla geçen Horasan Erenleri'nden Sarı Saltuk, Romanya'daki, Dobruca Savaşı'nda büyük yiğitlikler gösterdikten ve kendi tabiri ile "40 bin kafiri Müslüman yaptıktan" sonra namı bütün Balkanlar'a yayılmış, efsane bir isim olmuştur. Ölümüne yakın yaptığı yasiyette,"Edirne Kralına söyleyin, beni Babaeski'ye gömsün" demiştir. Aynı vasiyette ve söylenceye göre Saru Saltuk'un mezarı şimdi Babaeski'dedir. Bizim araştırmalarımıza göre mezar Babaeski'nin Edirne'ye çıkışındaki tren yolu köprüsünün sağında ve biraz ilerisindeydi. Edirne yolu yapılırken mezar kaldırılmıştır. 0 sıra bir Nakli Kubur yapılmış mıdır bilinmiyor. Ancak hemen ilave edelim ki bu Türk-İslam Evliyası ve dervişinin bugün ülkemizin bir çok yerinde mezarı vardır. Evliya konumuna gelmiş bir Ulu Kişi'ninde bir çok yerde mezarının olabileceğini doğal karşılamak gerekir.

BİR DİN BİLGİNİNİN SÖYLEDİKLERİ    

Alman Türkolog ve Osmanist (Osmanlılar üzerine uzman) olan ünlü Alman bilgini Hans Joachim Kissling, Trakya'da tarikatlar üzerine yaptığı araştırmalar dahil, bir çok kitabın yazarıdır. Bu ünlü bilgin 'Halk Dinine İlişkin Geleneklerin Koruyucu Olarak İslam Tarikatları" adını taşıyan araştırmasında şöyle demektedir :     "Protestan din bilgini (Teolog) Stephan Gerlach 16. yüzyılda Osmanlı Devletine bir elçilik heyetiyle gelip bu vesileyle Trakya'daki Babaeski kasabasını ziyaret ettiğinde, oradaki kutsal yeri Aya Nikolaus'un mezarını da görmek imkanını bulmuştu. Bu esnada bilginin dikkatini çeken husus, mezarı Babaeski'de saygı gören Veli'ye (Aya Nikolaus'a) hem Hıristiyanların hem de Müslümanların sahip çıkması olmuştu. Din bilgini Stephan Gerlach bu ziyareti imparator elçisi Daniel Ungnad ile beraber yapmıştır. Babaeski'ye at sırtında gelmişlerdir.

ALMAN TÜRKOLOG NE DEDİ    

Kırk yabancı dil bildiği söylenen Alman Türkolog Hans Joachim Kissling, Noel Baba'nın Babaeski'deki mezarı ile ilgili olarak daha sonra şunları söylemektedir: "İseviler (yani Hıristiyanlığın bir kolu) bu kutsal yerin Aziz Nikolaus'un (Noel Baba'nın) mezarı olduğunu, Türkler ise burada yatan yatırın hem bir savaş kahramanı hem büyük bir Türk İslam Din Adamı olan meşhur Saru Saltuk olduğunu iddia etmişlerdir. Bu hususta Türkler, bir savaş adamı olan mücahidin duvarlarda asılı duran silahlarını gösteriyorlar, buna karşılık Hıristiyanlar, Türklerin bu teçhizatı (donanımı) sonradan içeriye koyduklarını ileriye sürmüşlerdir.

NOEL BABA'NIN MEZARI  

Noel Baba'nın mezarının Babaeski'de olduğu bilgisini ortaya atan din bilgini Stephan Gerlach ile Alman Türkolog ve Osmanist Hans Joachim Veber ve Hans Joachim Kissling olmuştur. Hafta Türkolog Hans Joachim Veber Aya Nikolaus'un 1700 yil önce Ortaasya'da Tiber lrmağı kenarında Orates Bölgesinden göç etmiş bir Türk ailesine mensup olduğunu ileri sürmüştür. Bu konuda 30 yılı aşkın bir araştırma yaptıgını bildirmiştir.     Bütün bu bilgilerin ışığında Aya Nikolaus'un mezarının Babaeski'de bulunduğu iddiası ünlü Hıristiyan Aziz'in buralara niçin geldiğiyle ilgilidir. Daha önce bu nedene bir gönderme yapmış isek de olayı biraz daha açmak, tarihsel zemine oturtmak gerekmektedir.     Tarihte yolların, meydanların ve caddelerin mucidi Romalılar'dır Nitekim Romalılar'ın "Trakya'da yaptırdıkları yolların belli aralıklarında Durak ve Geçitler vardır. Bunlar genellikle büyük bir akarsuyun kenarı ile önemli bir yerleşim merkezinin yakınında olurlardı. Daha önce de değindiğimiz gibi Romalılar'ın Trakya'da ilk Durak Yeri Havsa Deresi idi.     "İmparator Kostantinus 315 yılında Edirne yakınında Licinius'a karşı önemli bir zafer kazanmıştı. Gerek bu zaferin gerekse 323 yılında kazanılan bir başka zaferin anısı olarak Havsa'ya Nike (Muzaffer Şehir) adı verilmiştir. Havsa'nın daha önceki adı Ostudizum idi. Hostizo'da dendiği olmuştur. Havsa o sıralar Trakya'da önemli bir konumda idi. Yörenin en büyük kalesi Havsa'ya, efsanesi olan köprü ise Ergene (Akardere) üzerine yapılmıştır. Havsa'nın önemi zamanın ulaşım ve ticaret merkezi olmasından ileri geliyordu. Buradan bir yol kuzeydeki Arbodizum kasabasına giderdi.

HAVSA'DAKİ TOPLANTI     

369 yılında Havsa'da metropolitlerin ve diğer Hıristiyan azizlerin katıldığı çok önemli bir toplantı yapıldı. Toplantının adi halkı aydınlatma ve bilgilendirme toplantısına çıkmış, bir çok yerden, bir çok din adamı ve din uluları da katılmışlardı. Toplantının amacı 313 yılında Milona Fermanı ile serbest kalan Hıristiyanlığa yeni bir ivme (hız) kazandırmak, yön vermekti. "Büyük olasılıkla (ihtimalle) Aya Nikolaus, sonraki adı ile Noel Baba bu toplantıya katılanlar arasında bulunuyordu. Bu nedenle Trakya'da Hıristiyanlığın yeniden hareketlendiği ve yapılandıgı bu zamanda Aya Nikolaus Babaeski'de ölmüştür.     Buraya gömülmüştür. Hıristiyan dünyası yüzyıllar boyu bu yüzden Babaeski'yi ziyaret etmiştir. Aya Nikolaus'un anısına Midye'de (Kıyıköy'de) adını taşıyan muhteşem bir manastır yapılmıştır. Teolog Stephan Gerlach ile Avrupalı elçilerin Babaeski'yi ziyaret nedenleri de budur. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Trakya'yı işgal eden Ruslar, Babaeski'de, Aya Nikolaus'un mezarı yanına bir kilise yaptırmak istemişlerdir. Fakat zamanın Trakya'sında güçlü bir kişiliğe sahip olan Kırklareli Arizbaba Çiftliği sahibi, şair Tevfik Bey Baba Rusların bu hareketine karşı çıkmış, mezarın Aya Nikolaus'a değil, Türklerin bu en büyük dervişi Sarı Saltuk'a ait olduğunu ileri sürmüştür.

ARAŞTIRMALAR SÜRMELİDİR     

Bazı tarihçilere göre bu mezar tartışmasının nedeni; Türkler Rumeli'ne geçtikten şonra Hıristiyanı bol yörelerde İslamı bol yerleşim merkezleri kurma politikası gütmeleri ve Hıristiyan Azizler'in mezarları üzerine Türk-Islam Azizlerini gömmeleridir. Böylece Hıristiyanların mezarlara tapınmalarını ve buraları kutsal hale getirmelerini önlemek istemişlerdir. Ancak bugün geçmişte bir tartışma konusu olan bu olay bugün gündemden çıkmış bulunmaktadır. Noel Baba'nın mezarına bir çok yer gibi, Demre'de sahip çıkmıştır. Sarı Saltuk'un da hatırlandıgı yoktur. Fakat bu söylence hala tarihin konusudur. Babaeski bu söylencenin merkezidir.     Bir yörenin Efsane ve Tarihi Yer olması ise kolay degildir.

KAYNAKLAR 

  • Pars Tuğlacı, Osmanlı Şehirleri, İstanbul, 1985. 
  • Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Çev. Zuhuri Danışman, C:VI, İstanbul. Kardeş matbaası, 1970